Maçlardan Önce #27

Posted: Nisan 1, 2011 in Maçlardan Önce

KARDEMİR D.Ç. KARABÜKSPOR – GAZİANTEPSPOR

Karabükspor – Sakatlar: Kerim Zengin, Tozo, Şenol Akın, Muhammet Hanefi, Emmanuel Emenike / Cezalılar: -

Gaziantepspor – Sakatlar: Serdar Kurtuluş / Cezalılar: -

Lige yeniden dönüyoruz. İlk maçta eksik Karabükspor, ara öncesi muhteşem bir çıkış yakalayan Gaziantepspor’u konuk edecek. Karabükspor’da eksiklere milli ara da fayda etmedi. En hayati eksik Emenike, antremanlara başlamış olsa da Gaziantepspor’a karşı oynatılmayacak. Onsuz Karabükspor’un hücum hattı çok zayıflıyor. Özellikle orta sahayı sağlam tutan takımlara karşı. Eskişehirspor önünde bu durumu yaşadık. Milli ara iyi giden takımları genellikle bozar. Gaziantepspor da milli takımlara epey futbolcu gönderdi. Takımın hayati parçaları Emre Güngör, Cenk Tosun, Karcemarskas ve Popov iki haftadır takımdan uzak. Karcemarskas dışında geri dönüşleri bana göre soru işareti! Bu tür haftalar tahmin için hiç kolay değil. 2 hafta önce bıraktığımızdan çok farklı takımlar bulabiliriz sahada. Bu yüzden risk almak doğru değil. Bu maçta Gaziantepspor mutlaka gol atacaktır. Karabükspor’dan şüpheliyim ama Emenike oynamıyorken Gaziantepspor gibi sağlam savunmalı bir takımı geçebileceklerini sanmıyorum. En fazla 1 gol atabilirler. 2-3 gol arasında bir maç bekliyorum. Aklımdan 1-1 beraberlik geçiyor ya da 1-2 Gaziantepspor galibiyeti. Tahminim Gaziantepspor yenilmez.

SİVASSPOR – BEŞİKTAŞ A.Ş.

Sivasspor – Sakatlar: – / Cezalılar: Mehmet Nas, Deniss Ivanovs

Beşiktaş – Sakatlar: Guti, Onur Bayramoğlu, Ersan Gülüm / Cezalılar: Rüştü Reçber, Necip Uysal

Sivasspor bana göre düşme tehlikesinden kurtuldu. Zaten ellerindeki kadro normal şartlarda ilk 10′a oynar. Onların anormallikleri, yaz transferinde kurdukları yaşlı ve yetersiz takıma güvenmeleri oldu. Devre arası kesenin ağzı açılmasa küme düşmeleri olasılık dışı değildi. Beşiktaş kupaya oynuyor. Guti’yi Gaziantepspor maçını düşünerek kadroya almamaları bu durumun çok net bir örneği. Milli takım sorunu bu maçta da baş gösterecek. Çünkü hem Sivasspor’dan hem de Beşiktaş’tan birçok oyuncu milli takımlara gitti. Sivassporlu futbolcular -kendilerini göstermek adına- konsantrasyon problemi yaşamaz ama Beşiktaş’ta özellikle Quaresma’nın hafta içi oynanacak Gaziantepspor maçını da düşünerek sahaya tam randımanla çıkacağını sanmıyorum. Güzel bir maç bekliyorum ama milli takım yorgunluğu, Beşiktaş’ın kupayı düşünmesi sebebiyle bol gol beklemiyorum. 2-3 gol olası. Tahminim Sivasspor kaybetmez.

MKE ANKARAGÜCÜ – ESKİŞEHİRSPOR

Ankaragücü – Sakatlar: Roman Bednar(Oynayabilir), Güven Varol, Jaroslav Cerny, Marek Sapara / Cezalılar: Drago Gabriç

Eskişehirspor – Sakatlar:  Bülent Ertuğrul, Rodrigo Tello, Diego Angelo / Cezalılar: -

Ankaragücü ile Eskişehirspor arasında her daim rekabet vardır. Bir dönem 06-16-26 parolasıyla suni bir dostluk yaratılmaya çalışılmış olsa da başarıya ulaştığını söylemek zor. Ankaragücü’nün iç saha maçlarında Es Es’e şansı tutuyor. Form durumlarına baktığımızdaysa son 3 haftada açılmış bir Ankaragücü ile Bülent Uygun’un gelişiyle beklenmedik bir çıkış yakalayan ve “Sivassporvari” bir biçimde sistem takımı olma yolunda ilerleyen Eskişehirspor’u görüyoruz. Ankaragücü milli takıma birçok futbolcu verdi. Sestak, Zewlakow yorgun olacaktır; Bednar’ın sakatlığından bahsediliyor, Sapara zaten sezonu kapattı. Drago Gabriç de kart cezalısı. Yani Ankaragücü için zor bir maç olacak. Eskişehirspor’da Diego’nun olmayışı önemli. Onsuz Es Es savunması nasıl bir performans gösterecek merak ediyorum. Derbi kıvamında geçmesini beklediğim maçta bol gol bekliyorum. Es Es savunması Diegosuz eski görüntüsünde olmayacaktır. Ankaragücü eksiklere rağmen kaliteli futbolculara sahip bir takım. Tahminim üst.

TRABZONSPOR A.Ş. – KONYASPOR

Trabzonspor – Sakatlar: Onur Recep Kıvrak / Cezalılar: -

Konyaspor – Sakatlar: Orkun Usak, Erdinç Yavuz, Veli Acar, Mehmet Batdal / Cezalılar: -

Trabzonspor’un malum iç saha kabusu var. Konyaspor’sa kaliteli futbolcularına rağmen bir türlü toparlanamadı ve artık iş işten geçiyor. Trabzon’un iç saha stresiyle hücumda verimsiz olduğunu biliyoruz. Son paslar bir türlü gelmiyor. Onur dışında sakatların düzelmesi bir şeyleri değiştirecek mi merak ediyorum. Konyaspor arada birkaç hazırlık maçı yaptı ve Shakhtar ile Anzhi’yi mağlup etti. Hazırlık maçları bir ölçü olmaz ama bir nebze toparlanmış olabilirler. Maçın ilk 20 dakikası bence büyük önem taşıyor. 20 dakikada gol gelmezse maç alt biter. Gelirse işler karışabilir. Fakat şahsi fikrim maçın başında gol olmayacağı yönünde. Trabzonspor elbette galibiyete yakın ama alt riskini almak bana daha mantıklı geliyor. Tahminim alt.

MANİSASPOR – GENÇLERBİRLİĞİ

Manisaspor – Sakatlar: Isaac Promise(Oynayabilir), Nizamettin Çalışkan / Cezalılar: Yiğit İncedemir

Gençlerbirliği – Sakatlar: Serdar Kulbilge(Oynayabilir), Mustafa Pektemek(Oynayabilir), Burak Özsaraç, Labinot Harbuzi, Mununga / Cezalılar:

Manisaspor sezonun kalan bölümünde toplayabildiği kadar puan toplama ve para kazanma amacında olacak. Gençlerbirliği’yse Sivasspor’un çıkışıyla birlikte son sıralara yeniden yaklaştı. Tehlike fazla değil ama tedbirli olmakta fayda var. Manisaspor’da en önemli eksik Yiğit İncedemir. Orta sahanın sigortasıydı ama bu maçta oynamayacak. Yine de Mehmet Güven onu aratmayacaktır. Gençlerbirliği mirası yemek üzere. Bucaspor bu hafta galip gelirse tehlike çanları çalmaya başlar. Serdar ve Mustafa’nın maça yetişeceğini sanıyorum. Mununga’nın olmayışı kontra atak gücünü zayıflatacaktır. İki takımın da gol bulacağı bir maç bekliyorum. Manisaspor galibiyete yakın ama Gençlerbirliği diken üstünde olacak. Tahminim üst.

KAYSERİSPOR – KASIMPAŞA

Kayserispor – Sakatlar: Franco Cangele, Eren Güngör, Jonathan Santana(Oynayabilir) / Cezalılar: Nordin Amrabat, Karim Ziani

Kasımpaşa – Sakatlar: Tolga Özgen, Merthan Açıl / Cezalılar: Fernando Varela

Ligin ikinci yarısıyla birlikte Kayserispor düşüşe, Kasımpaşa çıkışa geçti. Kayserispor birkaç sezondur ligin son bölümlerini zor getiriyor çünkü alternatifi olmayan futbolcuların sakatlıkları ya da cezaları takımı sıkıntıya sokuyor. İşte bu maçta Amrabat ve Ziani yok, Santana’nın durumu net değil. Amisulashvili ve Zalayeta takımdan ayrıldı. Yani Kayserispor’un durumu pek parlak değil. Kasımpaşa çıkışa geçti ama ligde kalmaları için yeterli olacağını sanmıyorum. Yine de ligin ikinci yarısında takdir edilecek bir futbol oynuyorlar. Varela’nın sakatlığı bu maç öncesi en ciddi eksik. Biliyorum risk alacağım ama bu maçta Kasımpaşa’nın kaybetmeyeceğini düşünüyorum. Kayserispor içeride pek parlak değil üstelik. Paşa kazanabilir mi emin değilim ama en azından puan alacaktır. Tahminim Kasımpaşa kaybetmez.

BÜYÜKŞEHİR BLD.SPOR – BUCASPOR

İBB – Sakatlar: Cesario, Ergün Berisha, Ali Güzeldal, Mahmut Tekdemir / Cezalılar: -

Bucaspor – Sakatlar: Beto, Koray Çölgeçen / Cezalılar: Kamil Ahmet Çörekçi

Haftanın en keyifsiz maçı olacağını düşünüyorum. Açık söylemeliyim ki -dün, bugün, yarın- Olimpiyat Stadyumu’nda kaliteli bir maç seyredeceğime pek inanmıyorum.  Sivasspor’un yükselişinden sonra Bucaspor’un şansı oldukça azaldı. Artık sadece iç sahada değil deplasmanlarda da kazanmak mecburiyetindeler. Deplasmanda maç kazanacaksanız ve büyük bir takım değilseniz en makbul rakip İBB’dir. Bakalım Buca bu fırsatı kullanabilecek mi? Alt ya da 2-3 gol arasında gidip geliyorum fakat aklımdan 2 gol göreceğimiz geçiyor. Tahminim 2-3 gol.

FENERBAHÇE – BURSASPOR

Fenerbahçe – Sakatlar: Selçuk Şahin, Emre Belözoğlu, Uğur Boral / Cezalılar: -

Bursaspor – Sakatlar: Vederson / Cezalılar: Mustafa Keçeli, Ömer Erdoğan

Geçen sezonun rövanşı niteliğinde bir maç. Milli aradan önce Fenerbahçe iyi bir çıkış yakalamıştı. Milli ara bu çıkışı törpüleyecek mi merak ediyorum. Bursaspor’sa Fenerbahçe’nin aksine düşüşte girdi tatile. Maçlara verilen 15 günlük ara ve Ertuğrul Sağlam’ın yeni sözleşme imzalaması takıma muhakkak yansıyacaktır. Zevkli, gollü bir maç bekliyorum. Bursaspor bana göre şampiyonluk yarışından koptu ama Fenerbahçe heyecanın tam göbeğinde. Trabzonspor’un kazanmasından sonra sonuca ulaşmak için sabırsız olacaklardır. İki takımın da gol bulacağı, keyifli bir maç bekliyorum. %60 Fenerbahçe galibiyeti, %30 Bursaspor ve %10 beraberlik düşündüklerim. Tahminim üst.

MEDİCAL PARK ANTALYASPOR – GALATASARAY A.Ş.

MP Antalyaspor – Sakatlar: Tuna Üzümcü / Cezalılar: İlkem Özkaynak

Galatasaray – Sakatlar: Sabri Sarıoğlu, Çağlar Birinci / Cezalılar: Milan Baros, Kazım Kazım, Gökhan Zan, Juan Culio

Son maçın keyifsiz geçmesini bekliyorum. MP Antalyaspor golcü bir takım değil. Bu sezon geçtiğimiz 2 sezonun oldukça gerisindeler ve küme düşme korkusu yaşamamalarını sağlayan tek şey, alt tarafın felaket bir ilk yarı geçirmiş olması. Gelelim Galatasaray’a. Bülent Ünder’in gelişiyle moral artışı yaşanacağı muhakkak fakat bu sahaya ne kadar yansır, cevap bulmak zor. MP Antalya’da ciddi bir eksik yok fakat Galatasaray’da takımı hücuma çıkartan dişlilerden 3′ü oynamayacak zaten en fazla 5 tane var bunlardan. Galatasaray’ı galibiyete daha yakın görüyorum aslında beraberlik de denenebilir. Tahminim alt.

 

Ligde ikinci devreyi yarıladık hatta yarıyı geçtik. Fenerbahçe, Gaziantepspor, Eskişehirspor ve Sivasspor bu süreçte yükselen takımlar olurken Konyaspor ile Galatasaray paraşütsüz düşüşlerine devam ediyor. 9 maçlık süreçte herkes kendi en iyi 11′ini çıkartmıştır, kağıda yazmasa bile aklının bir köşesine işlemiştir. Ben de aklımdaki takımı klavyeye dökeceğim ama şunu hatırlatayım, bu 11′de 5 şampiyon takımdan futbolcu yer almayacak. Yani tam bir Anadolu karması!

Kaleci:

Korcan Çelikay – Belki başka kaleciler aklınıza gelmiştir ama tercihim Korcan’dan yana. Sezonun ilk yarısını Diyarbakırspor’da kiralık olarak geçiren Korcan, ikinci yarı öncesi 1.5 yıllığına Sivasspor’a kiralandı. Slovak milli kaleci Kamenar’ı yedekte bırakarak kaleyi kapan Korcan, sayıca fazla gol yemiş olsa da kalesinde güven verdi.

Sağ Bek:

Sezgin Coşkun – Devre arası PSG tarafından istendiği iddialarıyla gündeme gelen Sezgin, savunmanın hemen her yerinde oynayabiliyor ama Bülent Uygun onu sıklıkla sağ bek olarak değerlendiriyor. Sezgin’in zaafı topu ayağında fazla tutması, artısıysa yerli orta saha oyuncularımızın beceremeyeceği şekilde ara paslar atması.

Sol Bek:

Ivan de Souza – Gaziantepspor’un Brezilyalı sol beki hem teknik hem de savunmadaki görevini aksatmadan yerine getiren bir futbolcu. Takımının ikinci devredeki yükselişinde, savunmadan çıkarken aldığı sorumluluk önemli bir yer tutuyor.

Stoperler:

Diego Angelo – Rıza Çalımbay’ın ağır olduğu gerekçesiyle uzun müddet yanında oturttuğu Brezilyalı, Bülent Uygun’un gelişiyle 11′in değişmez futbolcusu oldu. Uygun’un Sivasspor’u başarıdan başarıya koşturduğu dönemde takımın en önemli silahı olan Bilica’ya benzettiğim Diego, ondan daha dengeli ve teknik bir futbolcu.

Jan Rajnoch – Ankaragücü’nün civciv sarısı saçlı stoperi Çek Rajnoch dalmadığı müddetçe nefis maçlar çıkartıyor. Çek Cumhuriyeti milli takımına da çağrılan oyuncu, “dalma” problemini yenerse daha iyi noktalara gelebilir.

Sağ Açık:

Nordin Amrabat – Kayserispor’un flaş devre arası transferlerinden biri olan Amrabat sezona mükemmel bir başlangıç yapmıştı. Performansı yavaş yavaş düşüyor olsa da ikinci devrenin ilk 9 haftasında Türk futbol izleyicisine kendini tanıtmayı başardı. Formda olduğu zaman tutulması imkansıza yakın bir futbolcu.

Sol Açık:

Kamil Grosicki – Polonya istilasının en kıymetli meyvesi olan Grosiçki, Sivasspor’un ikinci yarıdaki toparlanışında büyük pay sahibi. Adaptasyon problemi dahi yaşamadan katkı vermeye başlayan oyuncu, böyle devam ederse Sivas’ta fazla durmayacak.

Orta Saha:

Hürriyet Gücer – Kış transferinin ilk günlerinde Galatasaray’la adı anılmıştı. Bu habere gelen tepkilerden midir bilinmez iddiaların devamı gelmedi. Doğrusunu söylemek gerekirse Hürriyet fazla özelliği olmayan bir futbolcu ama özverili bir görev adamı. Gaziantepspor ligin ilk yarısında orta sahasının yumuşaklığından epey çekmişti. Hürriyet bu derde ilaç gibi geldi.

Yiğit İncedemir – Yiğit ligin yeni gözdelerinden biri. Mücadelecilik ve sertlik gibi özelliklerinin yanısıra önemsenecek bir tekniği ve pas kabiliyeti var. Onun oynamadığı maçlarda Manisaspor orta sahası adeta çöküyor. Yaz transferinde yolu İstanbul’a düşebilir.

10 numara:

Fernando Varela – Murat Erdoğan, Moritz gibi futbolcuların ardından Kasımpaşa orta sahası ciddi yaratıcılık kaybetti. 1979 Sevilla doğumlu orta saha lige iyi başlamamış olsa da zamanla açıldı ve Murat Erdoğan ile Moritz’in boşluğunu doldurmaya yaklaştı. Varela’nın en zayıf yönü fizik gücü. Biraz daha kuvvetli olsa ligin tozunu atabilir ve Kasımpaşa’yı son sıradan kurtarabilirdi.

Santrfor:

Cenk Tosun – Fırtına gibi başlangıç diye Cenk’in yaptığına diyorlar. Galatasaray’a imza atmasını beklerken Gaziantepspor’un yolunu tutan Cenk şu kısa zaman zarfında arka arkaya 4 maçta 6 gol atarak inanılması güç bir performansa ulaştı. Cenk gol serisinin bozulduğu İBB maçında iki asist yaparak sadece atan değil attıran da bir futbolcu olduğunu gösterdi.

Teraz: Şimdi
Teraz: Şimdi

Türkiye, “furya”lar ülkesidir. Müzikte, sinemada, siyasette her şey furyalar üzerinden ilerler. Tabii futbolda da . 90′ların ilk yarısında Afrikalı futbolcu modası vardı. İlhan Cavcav’ın başlattığı akım, neredeyse tüm lige yayıldı. Kona, Moshoeu, Kushe, Mapeza, Uche, Okocha, Amokachi, Madida gibi birçok efsanemiz doğdu Afrika ekolüyle. Ardından Brezilyalılar gelmeye başladı. Bundan 10-15 sene evvel, Brezilya milli takımında 1 kez dahi olsun forma giymiş bir futbolcu transfer etmek, Türk takımları için büyük bir statü sembolüydü. Bu 2000′lere dek sürdü. Alex’in transferiyle kırılma yaşandı ve bugün, Brezilya milli takımında oynamak bizim için ekstra bir şey değil. Çünkü neredeyse Anadolu takımlarımız bile Brezilya milli takımından oyuncu getirecek.

Son akım Polonya taraflarından geldi. Takımlarımız nasıl bir ruh haline girmişse çıldırmış gibi Polonyalı avına çıktı. İşte o isimler:

Arkadiusz Glowacki – Trabzonspor’un stoperi 32 yaşında ve şu ana dek 23 milli maçta forma giydi. Lech Poznan ve Wisla Krakow gibi iki önemli Polonya kulübünden sonra ilk yurtdışı deneyimini yaşamak için Türkiye’ye geldi. Vasat üstü bir performansı var.

Piotr Brozek – Devre arası Trabzon’a gelen Brozek kardeşlerin sol kanat versiyonu olan Piotr, 27 yaşında ve 8 defa Polonya U-20 milli takımında, 5 defa A milli takımda oynamış. Henüz doğru düzgün forma şansı bulamadığ için et mi, balık mı bilemiyoruz!

Pawel Brozek – İkizi Piotr’dan biraz daha parlak bir kariyere sahip olan Pawel, Polonya U-21′de 11 kez, A’da 23 kez forma giymiş. Kardeşi Piotr’a nazaran daha fazla ümit beslense de henüz yeterli forma şansını bulamadı.

Marcin Kus – 2 sezon önce Korona Kielce’den İBB’ye gelen sağ bek, kronik İBB sakatlıklarına yakalanmadığı sürece forma bulma konusunda zorluk yaşamadı. Şu sıralar milli formadan uzak olsa da geçmişte 7 defa oynamış.

Michal Zewlakow – 34 yaşındaki Zewlakow ülkemizdeki en kariyerli Polonyalı. Geçmişinde Olympiakos ve Anderlecht gibi üst sınıf takımlar bulunan defans, yalnız Türkiye’de değil faal futbol yaşamını sürdüren Polonyalılar içinde de en kariyerlilerden. Tam 101 kez milli olmuş. Kendisi için Leh Bülent Korkmaz diyebiliriz.

Michael Klukowski – Sezon başında Belçika’nın ünlü kulübü Club Brugge’dan transfer edilen sol bek, Polonyalı anne-babaya sahip olsa ve Polonya sınırları içerisinde doğsa da futbola başladığı ülkenin milli takımını yani Kanada’yı seçti. 28 kez milli formayı giyen oyuncu, 2009 Gold Cup’da altın 11′e seçilmiş. Fakat şu ana dek Türkiye’de fark yarattığını söylemek zor.

Kamil Grosicki – SSL’deki en parlak Polonyalı Grosiçki. Küme düşme hattının göbeğinde geldiği Sivasspor’un üst sıralara tırmanmasına büyük katkılarda bulundu ve bulunmaya devam ediyor. Henüz 22 yaşındaki oyuncu 12 defa U-21, 7 defa A milli oldu. Sivasspor’un Grosiçki’den bonservis kazanmasını bekliyorum!

Maciej Iwanski – Devre arası Legia Varşova’dan transfer edilen oyun kurucu, Zaglebie Lubin’den Legia’ya transfer olduğu dönemde Polonya iç transfer rekorunu kırmıştı. Hikmet Karaman’ın son haftalarda daha çok forma şansı verdiği Iwanski, 10 kez Polonya milli takımı formasını giymiş. Hala da çağrılmaya devam ediyor.

Mariusz Pawelek – Konyaspor’un devre arası çılgınlığında transfer ettiği iki Polonyalıdan biri olan kaleci Pawelek, 30 yaşında ve 4 defa Polonya milli takımında oynamış. Wisla Krakow’dan transfer edilen oyuncu, geldiği günden bu yana kalesinde güven ver(e)mese de hatrı sayılır bir kariyere sahip.

Marcin Robak – Yaklaşık 1 milyon Avro’luk bonservis bedeli Konya Şeker Fabrikası tarafından karşılanan santrfor, tıpkı takım arkadaşı Pawelek gibi 4 kez milli olmuş ve 1 golü var. Widzew Lodz’dan gelen oyuncunun Polonya Ekstraklasa’da 74 maçta toplam 26 golü bulunuyor. Polonyalı sezonun ilk yarısında Widzew formasıyla 7 kez fileleri sarsmış.

26. hafta bitti ve bana göre kümede kalma yarışı da bitti. 16. Bucaspor’la farkı 4 puana yükselten Sivasspor, önümüzdeki 8 haftada saçmalamazsa düşme korkusu yaşamadan sezonu tamamlayacaktır. Sondaki üçlünün 34. haftadan sonra da değişeceğini zannetmiyorum. Ligde artık şampiyonluk ve 4.lük yarışı var. Vasat bir sezon yaşadığımızı söyleyebiliriz.

Derbi klasik bir Galatasaray ve Alex maçı oldu. Galatasaray elindeki en büyük silahla derbiye çıkmıştı: mücadele gücü. Beklendiği gibi elde avuçta ne varsa sahaya koydular ve baskılı bir yarım saat oynadılar. Bu baskı sürecinde gol bulmak, Galatasaray adına çok önemliydi. Santos’un hatasında gelen Kazım’ın sayısı, mücadele gücüne beklenenden çabuk ödül verdi. Galatasaray’ın golü bulduktan sonra geri çekilmemesi önemliydi. İkinciyi bulmak için baskıya devam ettiler, Kazım yakaladığı fırsatı gol yapsa oyun orada kopabilirdi. Gerçi mevzu bahis Galatasaray olunca hiçbir şeyin garantisi yok!

30′dan sonra Fenerbahçe oyunu nispeten dengeledi. Ama bu dengenin hücumda hiçbir karşılığı olmadı. Alex’in 75′e kadar oyunda olmaması, orta sahanın kritik yerlerde top kaybı yapması, kanatları hemen hemen hiç kullanamamak Fenerbahçe’nin çok etkisiz görünmesine sebep oldu.

Kim ne derse desin, ikinci yarıda Galatasaray adına Hagi devreye girdi. Yaptığı hamlelerle takımı böylesi kötü anlamda etkileyen çok az teknik direktör vardır. Arda değişikliğine lafım yok. Arda kadrodaysa tabii ki oyuna girecek. Oyunu ileride tutmak adına iyi bir değişiklik olduğunu söylemeliyim. Bence Hagi’nin en kötü hamlesi Stancu’yu çıkarıp Kewell’ı alması oldu. Stancu her ne kadar faydalı olmasa da hızlı bir futbolcu. Öne çıkacak rakip savunmalar için ciddi bir tehlike. Fakat yerine giren Kewell… Kewell set hücumu oyuncusu. Topu orta sahadan alıp götürdüğünü kaç defa gördünüz. Hagi Kewell’ı alarak orta saha güvenliğini arttırmayı düşündü ama Kewell’in o haliyle Fenerbahçe orta sahasını ve savunmasını zorlayacağını düşünmek fazlasıyla iyimser bir düşünce.

Derken sahneye Alex çıktı. 75′e dek neredeyse adı duyulmayan Brezilyalı maçı aldı ve Fenerbahçe’ye getirdi. Takımı kurtardığı gibi Aykut Kocaman’ı da ipten aldı. Çünkü Kocaman -sakatlıklar yaşanmasa- oyunu değiştirecek hamleleri yapmayacaktı.

Bu galibiyet Fenerbahçe için önemli bir eşik oldu. Trabzonspor’un psikolojik durumunu düşününce şampiyonluk için en büyük adayım Fenerbahçe.

Kasımpaşa onurlu bir mücadele veriyor ama kurtulma şansı yok denecek kadar az. Fuat Çapa elindeki yetersiz kadrodan güzel bir hamur yaptı ve doğru kullanıyor. Manisaspor‘dan hak ettikleri bir 3 puan aldılar. Ümitlenebilmeleri için 3 hafta ardı ardına kazanmaları gerek demiştim; 1 hafta oldu, geride 2 hafta var. Ancak o zaman ciddi anlamda ümitlenebilecekler. Manisaspor, iki haftadır kayıp. Deplasman takımı olduklarından bahsediyorduk ama İstanbul’da bu özelliklerini kullanamadılar. Ligdeki konumlarına ve form grafiğine bakınca şu an bulundukları 8. sıranın üstüne çıkabileceklerini düşünmüyorum. Kasımpaşa kalecisi Fırat’tan da bahsetmek gerek. Tolga’nın sakatlığı ve Murat’ın formsuzluğu sayesinde forma bulan genç kaleci, geçen haftanın ardından bu hafta da iyi oynadı ve galibiyeti getiren oyuncuların başında geldi. Aslında genç futbolcular için Süper Lig’de oynamak zor değil, yeter ki forma şansı verilsin!

İBB bu hafta sakat ve cezalı futbolcularıyla rekor kırdı. Gaziantepspor maçı kadrosunda sadece 16 futbolcu vardı. Bunlardan biri daha önce Süper Lig’de hiç oynamamış, 1991 doğumlu A-2 futbolcusu Özgür Kaymaz’dı. Son haftalarda Sosa ve Popov’un gerisinde kalan Olcan 3 gol, 1 asistlik performansıyla maçın adamı oldu. Olcan’ı 11′de düşünmediği için Tolunay Kafkas’a kızamıyorum. Çünkü elindeki kadro o kadar alternatifli ki! Bu haftaki galibiyet Gaziantepspor’a dördüncülüğü getirdi. Doğrusunu isterseniz bundan sonra dördüncü sırayı kaybedeceklerini sanmıyorum. ZTK ihtimalini de düşününce Gaziantepspor’u gelecek sene Avrupa’da seyretmemiz kesin gibi. Ayrıca bu maçla Cenk Tosun’un 4 maçlık gol serisi sona erdi.

Konyaspor eline geçen şansları bir bir harcıyor. Bence artık küme düştüler. Bu kadar ne oynadığını bilmeyen bir takımın toparlanma ihtimali yok denecek kadar az. Konyaspor devre arasında hatrı sayılır meblağlar ödeyerek kaliteli futbolcular transfer etti. Gelecek sezon Bank Asya’ya düşerlerse bu yükün altında nasıl kalkarlar, tahmin etmek zor. Ayrıca son 3 sezonda 2 kere küme düşen bir takımın sorumluluğunu kimse almak istemez. Biraz müneccimlik gibi olacak ama Konyaspor küme düşerse gelecek sezon büyük zorluklar yaşayacağını düşünüyorum. MP Antalyaspor için bu 1 puanın önemi, yerini sağlama almak oldu. Psikolojik baraj 30′u nihayet yakaladılar. Peki iyi oynuyorlar mı? Cevabım hayır!

Beşiktaş teknik direktör değişikliğinin ardından Anadolu takımlarına has bir tepki verdi. İkinci devredeki futbol, 18. haftadaki Bucaspor maçıyla yarışacak seviyedeydi ve bu defa rakip Bucaspor’dan çok daha kuvvetliydi. Kayserispor teknik direktörü Shota, ayrılacak iddialarına cevap vermek istermiş gibi maça Zalayeta ile başladı. İlk yarıdaki Beşiktaş “Schustervari” bir görüntü sergileyince yenik duruma düşmesi pek de sürpriz olmadı. Peki neden “Schustervari” bir görüntü? Sebebi açık, ilk yarıdaki Beşiktaş hücum etmeyi çok adamla ileriye gitmek ve ön alanda kaos yaratmak sanan bir takımdı. Kaos yaratmak Anadolu takımları için etkili oluyor ama kadife ayaklara sahip büyüklerde iğreti duruyor.

İkinci yarıda Quaresma ipleri eline aldı. Son yaşananlarla dengesi bozulan Kayserispor savunmasını Hasan Ali’nin kanadından vuran Q7 2 gol, 1 asistle 23. haftadan bu yana kazanamayan takımına galibiyeti getirdi. 2 gol atan Hugo Almeida’dan bahsetmemek olmaz. Almeida böyle bir futbolcu, çevresindeki futbolcular yani Simao, Guti ve Quaresma etkili olursa Almeida da etkili olur fakat aksi takdirde takımı sürükleyecek bir santrfor değil. Zaten o tür futbolcu aransa Almeida değil Emenike transfer edilirdi. Tayfur Havutçu iyi bir başlangıç yaptı ama gelecek sezon için realist düşünmek gerek. Havutçu’yla Beşiktaş son 8 maçının tamamını kazansa bile gelecek sezon teknik direktör olarak devam etmemeli. Çünkü bir futbol takımını en çok yanıltan dönem, bu dönem. Tayfur, Beşiktaş dışındaki bir takımda hatta bir Bank Asya takımında “gerçek” bir baskının altına birinci adam olarak girmedikçe Beşiktaş teknik direktörü olamaz. Havutçu’nun eksiği bilgi değil, tecrübe! Son olarak şunu yazayım, Beşiktaş iddia edildiği gibi gelecek sezon için Scolari’yle ilgileniyorsa ikinci bir hataya yelken açar ve bir sezonu daha çöpe atar!

Kayserispor klasik sezon sonu düşüşüne devam ediyor. Önce Santana sakatlandı ve takımdaki denge ciddi anlamda bozuldu ardından Amisulahvili Rusya’ya gitti ve savunma kurgusu dağıldı. Tüm bunların üstüne genç futbolculardaki metal yorgunluğu eklenince ligin ikinci yarısında niçin sadece 11 puan toplanabildiği ortaya çıkıyor. Kayserispor 4.lük için acilen toparlanmalı ama bu pek mümkün görünmüyor. Oysa bu takımı gelecek sezon Avrupa’da izlemek isterdim! Biraz da hakeme değineyim. Halis Özkahya iyi bir maç yönetmedi, bunun yanında ve en önemlisi geçmişte yaşadığı olaylar yüzünden pek sempatik gelmiyor. Şu önemli haftalarda kızağa çekilse ya da Bank Asya’ya indirilse hem kendisi hem de MHK için daha iyi olur.

Eskişehirspor son 3 maçını 1 farkla kazandı ve bunların ikisi 1-0 sona erdi. Es Es’in iki farkla kazandığı son iç saha maçı 16. haftadaki Beşiktaş mücadelesi. Bülent Uygun, Sivasspor’u uçuran sistemine Eskişehirspor’da geri dönmüş gözüküyor. Bundan önce birkaç defa söylemiştim, bu takım gelecek sezon zirve yarışına oynar. Sağlam bir savunmaları var ve bunun kaymağını iç saha maçlarında yiyorlar. Özellikle Brezilyalı Diego, bu takımın savunmasına büyük bir artı değer kattı. Uygun, 2. Bilica’sını Diego’da yakaladı ve ne tesadüftür ki ikisinin de kariyerinde İtalya maceraları var. Es Es gelecek sezon için birçok transfer yapmalı ama önce santrfor almalı. Ümit Karan eski çevikliğinin uzağında. İyi bir yedek olabilir daha fazlası değil. Batuhan’ı geçiniz, toparlanmaya niyeti yok çünkü. Es Es ne yapıp edip sağlam bir santrfor almak zorunda. Bakalım Bilica’sını Diego’da, Musa Aydın’ını Erkan Zengin’de bulan Uygun, Mehmet Yıldız’ını kimde bulacak?

Kardemir Karabükspor için kötü bir maçtı. Doğru dürüst pozisyon bulamadan maçı tamamladılar. Deumi son 45 günde 3. defa kendi kalesini bulmuş olsa da bu durum onun kötü oynadığını göstermez. Deumi, özellikle Emenike’siz dönemde Kardemir Karabükspor’un en büyük güçlerinden biri oldu. Cernat sakatlık sonrası eski formunda değil. Sezona “fark”lı bir orta saha oyuncusu olarak başlamıştı, şimdi alelade bir orta saha görünümünde. Hep hakemleri eleştirecek değilim, maçı yöneten Serkan Çınar penaltı pozisyonunu çok iyi süzdü. Eskişehirsporlu Diego bile ne olduğunu anlamadığından sakatlık numarası yaptı oysa Çınar, penaltıyı elle oynamaya vermişti ve çok doğru bir karardı.

Trabzonspor şampiyonluk yolunda ilerliyor ama kör topal. Fenerbahçe’yle Trabzonspor’u oyun anlamında tartıya çıkarttığımızda Fenerbahçe hayli ağır basıyor. Milli maç arası öncesi puan kaybetmemeleri büyük bir şans oldu. Belki bu 15 günü iyi değerlendirirler ve üzerilerindeki bitmek bilmez stresi yaşanabilecek seviyeye indirirler. İlk yarıda golün ardından dağılmış bir Trabzonspor izledik. Sürekli hücum yapmaya çalıştılar ama herhangi bir plan yoktu. Golü bir şekilde atacakları belliydi ama rakip biraz daha kontra atak takımı olsa ya da Azofeifa, Hurşut gibi futbolcular alıştığımız performansını bulsa Gençlerbirliği 2′yi atıp oyunu içinden çıkılmaz bir hale getirebilirdi.

İkinci devre Giray’ın golüyle başladı. Şans Trabzonspor’un yanında gerçekten, devreyi mağlup kapatmış kazanmak mecburiyetindeki bir takımın gol bulacağı en iyi zaman, ikinci devrenin başıdır ve tam o anda gol geldi. Ofsayttı, fauldü değerlendirmeye gerek yok ama gol tam zamanında filelerle buluştu. Gençlerbirliği 1-0′dan sonra oyunu tutmak adına özellikle hücum anlamında fazla bir şey yapmadı. Ama hakkını yememek lazım, teknik direktör Zumdick 3 oyuncu değişikliğini sakatlıklar nedeniyle yapmak zorunda kaldı. Burak ve Serdar değişiklikleri taktiksel yapıya zarar veren değişikliklerdi. Zumdick bu değişikliklere mecbur kalmasa Soner Aydoğdu ve Jedinak kozlarını kullanabilirdi. Trabzonspor galibiyet golüne yakın olduğunu gösteriyordu ama Alanzinho takımı diklemesine taşımasa şişirmelerle gol bulmak çok zor olacaktı.

Gelelim nihayete, Trabzonspor şu gerçeğin farkına varmalı ki şampiyonluk yarışında zar zor ilerliyor. 5 haftalık fikstürleri çok zorlu: Konyaspor, Galatasaray(D), Bursaspor, Eskişehirspor(D), Gaziantepspor. Şu anki form grafiğiyle 5′te 5 yapma ihtimalini imkansıza yakın görüyorum. Gençlerbirliği 28 puanda kaldı. Belki Sivasspor’un altına düşerler ama çok büyük aptallıklar yapmadıkları sürece küme düşme hattına ineceklerini sanmıyorum.

Bucaspor‘a yazık oldu. Bu mağlubiyet, iç saha fikstürü zaten zorlu olan Buca Juniors’un kümede kalma ihtimalini %10-15 seviyesine indirdi. Maçın rengi kırmızı kartla değişti. Zor bir pozisyon, bence penaltı doğru karar olmuş. Orada penaltı verdikten sonra kırmızı kart çıkmamasına imkan yoktu. Atilla’nın penaltıyı kurtarması büyük bir şanstı ama Grosiçki, Eneramo, Suarez, Erman Kılıç gibi hücumculara sahip bir takımı kalan 65 dakikada durdurabilmek pek mümkün değildi. 11′e 11′de dahi kadro kalitesi açısından Sivasspor ağır basarken 10′a 11′de Sivasspor’un üstünlüğü iki katına çıktı ve fark geldi.

Şahsi fikrimi sorarsanız iki takımın da küme düşmesini istemem. Bucaspor özlediğimiz yerel tadı verdiği için, Sivasspor’sa devre arasında yaptığı üst düzey yatırımlar için. Sivasspor bundan sonra zorluk yaşamaz. Gençlerbirliği hatta MP Antalyaspor’un üstüne çıkabilirler. Bucaspor, Konyaspor ve Kasımpaşa’nın işi mucizelere kalmış gibi görünüyor.

Bursaspor, 3 haftadır kazanabileceği maçlarda puan kaybetti ve şampiyonluk ümitlerini kaf dağının ardına attı. Spor medyasında bu maçtan çok Ertuğrul Sağlam’ın sözleri konuşuluyor. Bana göre, Ertuğrul Sağlam’ın bu sezon için hevesi kalmamış. Yoksa söyledikleri pek mantıklı değil. Mesela, geçen sezonla bu sezon arasında herhangi bir fark yok ki artık bir Anadolu takımı şampiyon olamasın. Hatta Galatasaray ve Beşiktaş’ın kaybolduğunu düşününce bu sezon şampiyon olmak geçen yıldan çok daha kolay görünüyor. Ertuğrul Sağlam bu sözleriyle yönetim kuruluna mesaj vermek istedi kanısındayım. Büyük ihtimalle devre arasında birkaç isteği kabul edilmedi ya da yerine getirilemedi ve şimdi o da açıklamalarıyla yönetim kuruluna dokundurmalar yapıyor. Ertuğrul Sağlam, Bursaspor’un ruhani lideri konumunda. Büyük sıkıntılar yaşanmadığı müddetçe -kendisi ayrılmak istese bile- Bursaspor’la yolların ayrılması hiç kolay değil.

Bursaspor geçen yılki Bursaspor değil. Volkan Şen ve Ozan İpek’in bariz düşüşü, Bursaspor’u hücum anlamında kilitliyor. Ergiç-Insua tercihi de mantıklı değil. Santrfor Miller geçen yılki takıma büyük bir artı değer katmış olsa da Volkan ve Ozan’ın kötü görüntüsü, orta saha dengesinin bozulması Miller kozunun gereği gibi kullanılmamasına sebep oluyor. Ertuğrul Sağlam rotasyonları da takımın 3. sırada kalmasına sebep olarak gösterilebilir.

Son 2 maçta Ankaragücü elma mı, armut mu anlayamamıştım. Ama dün gece iyi oynadılar. Zaten kaliteli bir kadroları var, kabul etmek gerekir ki Ümit Özat da bu takımın “takım” olmasına ciddi katkılar verdi. Ankaragücü için artık bu sezon değil gelecek sezon önemli. Bana göre, gelecek sezonu kazanmak için yapacakları ilk şey, kadrodaki oyuncu sayısını azaltmak olmalı.

Haftanın Oyuncusu: Alex de Souza (Fenerbahçe)
Haftanın Teknik Direktörü: Fuat Çapa (Kasımpaşa)
Haftanın Maçı: Beşiktaş – Kayserispor
Haftanın Zevksiz Maçı: Konyaspor – MP Antalyaspor

SSL’de 26. Haftanın 11′i:

GALATASARAY A.Ş. – FENERBAHÇE

Galatasaray – Sakatlar: Sabri Sarıoğlu, Serkan Kurtuluş, Çağlar Birinci (Oynayabilir) / Cezalılar: -

Fenerbahçe – Sakatlar: Emre Belözoğlu, Issiar Dia (Oynayabilir) / Cezalılar: -

Hagi taktik dehası bir teknik direktör değil. Öyle olsa rakibin açık alanlarını kollayıp plan kuracak derdim ama Hagi’nin düşüncesi muhtemelen bu olmayacak. Peki Hagi’nin teknik direktörlükteki alamet-i farikası ne? Elbette ki disiplin. İşte derbideki en büyük silah bu disiplin olacak. Disiplin sözcüğünden Galatasaray savunma yapacak diyeceğimi çıkartmayın. Galatasaray hücum oynayacak hatta ilk 20 dakikada inanılmaz bir baskı kurmaya çalışacak ve bu baskıyı yapabilmesi için disiplin gerekiyor. Fenerbahçe’nin bu baskı süresince orta alanı sıkı tutarak maçı yavaşlatacağını düşünüyorum. İlk yarım saat için hücumda fazla etkili olabileceklerini sanmıyorum. Tabii ölü toplar hariç.

Gerçek maç 30. dakikadan sonra başlayacak. İki takımın doğal hallerine göre konuşursak ve bu dakikada maç 0-0 devam ediyor olursa üstünlük Fenerbahçe’ye geçer. Galatasaray’ın hücumda olduğu kadar savunmada da gayretli olmasını bekliyorum. Evet, Galatasaray bu maçı mutlaka kazanmak zorunda ama beraberliğe kimse hayır demez. Şampiyonluk yolunda ilerleyen rakibine çelme takmak belki galibiyet kadar değerli değil ama nefes alma fırsatı yaratacak.

Maçın gidişatını ilk 20-30 dakika belirleyecek. Bu süreç golsüz geçilirse ilerleyen dakikalarda özellikle 70′e dek kısır bir derbi seyredebiliriz. Fakat gol gelirse tüm planlar darmadağın olur ve bol gollü bir derbi sahnelenir.

Şimdi buradaki en önemli soru işareti ilk yarım saatte golün gelip gelmeyeceği. Düşüncem olmayacağı yönünde. Olursa da ölü top golü olma ihtimali % 80. Galatasaray savunmada ve kalede büyük sorunlar yaşıyor olsa da bu maça özel olarak motive olacaklarını düşünüyorum. İki takım için de hiçbir şey beklendiği kadar kolay olmayacaktır. Galatasaray’ın durumu sebebiyle taraf tahmini yapmak hiç kolay değil. Çünkü orta yerde ne yapacağı belli olmayan ve maça kadar belli olmayacak bir takım var. Galatasaray’ın elinden geleni yapacağını hücum kadar savunmaya da dikkat edeceğini ve yenemiyorsa yenilmemek için oynayacağı inancındayım. Hagi, ilk golü Fenerbahçe atarsa çıkartamayacaklarını elbette biliyordur. Tahminim 2-3 gol. Skor tahminim 2-1 ama kimin kazanacağını söylemem imkansız!

KASIMPAŞA – MANİSASPOR

Kasımpaşa – Sakatlar: Ersen Martin, Merthan Açıl, Özgür Öçal, Tolga Özen, Ertaç Özbir / Cezalılar: Murat Şahin

Manisaspor – Sakatlar: Nizamettin Çalışkan / Cezalılar: -

Kasımpaşa artık uzatmaları oynuyor. Kötü futbol oynamasalar da yapabilecekleri fazla bir şey yok. Manisaspor’sa çok kötü bir iç saha, çok iyi bir dış saha takımı. Dış saha puan cetvelinde Beşiktaş, Galatasaray, Eskişehirspor, Kayserispor ve İBB gibi takımların üstünde 5. sırada yer alıyorlar. Kasımpaşa’nın son 3 iç saha, Manisaspor’un son 4 dış saha maçı üst sonuçlanmış. Bu karşılaşmanın da üst biteceğini düşünüyorum. Tahmin üst.

GAZİANTEPSPOR – BÜYÜKŞEHİR BLD.SPOR

Gaziantepspor – Sakatlar: Serdar Kurtuluş, Yalçın Ayhan(Oynayabilir) / Cezalılar: -

İBB – Sakatlar: Mahmut Tekdemir, Ekrem Ekşioğlu, Barbosa, Cesario, Serhat Gülpınar, Kenan Hasagiç, Gökhan Ünal(Oynayabilir) / Cezalılar: Metin Depe, Cihan Haspolatlı, Rızvan Şahin, Efe İnanç

İBB bu hafta eksik rekoru kıracak. Nasıl bir kadroyla çıkacaklar, doğrusu merak ediyorum. Gaziantepspor geçen hafta biraz düştü ve derhal cezası kesildi. 4.lük için Kayserispor’la yarışıyorlar ve Kayserispor bu hafta puan kaybetmesi muhtemel İstanbul deplasmanında. Yani Gaziantepspor için bu maç, hedef maç. İBB’nin bu kadar eksikle Gaziantepspor önünde tutunabileceğini sanmıyorum. Tahminim Gaziantepspor kazanır.

KONYASPOR – MEDİCAL PARK ANTALYASPOR

Konyaspor – Sakatlar: Mehmet Batdal, Orkun Usak, Muamer Salibasic / Cezalılar: -

MP Antalyaspor – Sakatlar: Tuna Üzümcü / Cezalılar: – *Kenan Özer, Yenal Tuncer, Polat Keser kadroya alınmadı

Konyaspor artık dönüm noktasında, bu maçı da kazanamazlarsa geri dönüş imkansız hale gelir. Doğrusu oynadıkları futbol hiç ümit vermiyor ama MP Antalyaspor’u yenmekten başka çareleri yok. Antalyaspor kötü takım olmasa da hücumda büyük sıkıntıları var. Geçtiğimiz hafta Gençlerbirliği karşısında çok kötü bir sınav verdiler. Dediğim gibi Konyaspor artık kazanmak zorunda. Buradan dönüş mümkün değil. Bu sebepten, çok formsuz olsalar da MP Antalyaspor karşısında Konyaspor’u şanslı görüyorum. Tahminim Konyaspor kazanır.

BEŞİKTAŞ A.Ş. – KAYSERİSPOR

Beşiktaş – Sakatlar: Onur Bayramoğlu, İbrahim Toraman(Oynayabilir), Ersan Gülüm / Cezalılar: -

Kayserispor – Sakatlar: Franco Cangele, Jonathan Santana, Eren Güngör / Cezalılar: -

Beşiktaş’ta teknik direktör değişikliği yaşandı ve yardımcı Tayfur Havutçu bir kez daha teknik direktörlük koltuğuna oturdu. Önündeki tek hedef Avrupa kupalarına katılmak ve bunu yapabilmesi için ya dördüncü olacak ya da ZTK’yi alacak. Kayserispor, Gaziantepspor ve Eskişehirspor’la birlikte dördüncülük için yarışan takımlardan biri. Son haftalarda ciddi form düşüklüğü yaşıyor olsalar da hedef maçlardaki performansları son derece göz doldurucu. İnönü’de az da olsa toparlanmış bir Beşiktaş ve son 2 haftadan daha iyi olacağını düşündüğüm bir Kayserispor olacak. Bu demektir ki bol gol seyredeceğiz. Tahminim üst.

ESKİŞEHİRSPOR – KARDEMİR D.Ç. KARABÜKSPOR

Eskişehirspor – Sakatlar: Bülent Ertuğrul / Cezalılar: Alper Potuk

Karabükspor – Sakatlar: Emmanuel Emenike, Tozo, Kerim Zengin, Muhammet Hanifi, Hocine Ragued / Cezalılar: Muhammet Özdin

İki iyi ve ne yaptığını bilen takım karşı karşıya. Eskişehirspor artık 4.lük ve dolayısıyla Avrupa hedefi için oynuyor. Ligde ilk 7 haftayı 3 puanla kapatan Es Es, Uygun’la 18 haftada 35 puan topladı. Çok efektif olmasa da direkt sonuca giden bir yapıları var. Karabükspor Emenike’yi bir tek Kasımpaşa karşısında aradı. Diğer karşılaşmalarda alabilecekleri puanları topladılar. İki takım da çok gol atan takımlar değil. Bu sebepten az gollü bir karşılaşma bekliyorum. Galibiyete yakın olan taraf Eskişehirspor. Tahminimse alt.

GENÇLERBİRLİĞİ – TRABZONSPOR A.Ş.

Gençlerbirliği – Sakatlar: Oktay Delibalta, Mununga / Cezalılar: -

Trabzonspor – Sakatlar: Onur Kıvrak, Engin Baytar / Cezalılar: – *Ferhat Öztorun, Sezer Badur, Barış Ataş, Ibrahima Yattara kadroya alınmadı

Trabzonspor şampiyonluk yarışında ama bariz bir düşüş yaşıyor. Rakip Gençlerbirliği, geçen haftayı bir kenara ayırırsak sağlam bir hücum takımı görüntüsü verdi. Trabzonspor, Fenerbahçe’nin derbi zaferinden sonra kazanmak mecburiyetinde. Strese dayanamayan yapıları bu duruma nasıl katlanacak merak ediyorum. Gençlerbirliği atan da, yiyen de bir takım. Trabzonspor’dan gol yiyecekleri neredeyse kesin ama karşılık verebilecekler mi önemli olan o. 2-3 gol civarında geçecek bir maç bekliyorum ama Trabzonspor’un zorlanarak da olsa kazanacağı düşüncesindeyim. Tahminim Trabzonspor kazanır.

BUCASPOR – SİVASSPOR

Bucaspor – Sakatlar: Koray Çölgeçen(Oynayabilir) / Cezalılar: Musa Aydın

Sivasspor – Sakatlar: Korcan Çelikay / Cezalılar: Kadir Bekmezci

Derbi haftasında sıralama açısından derbiden daha önemli bir maç olur mu sizce? Bence olur ve işte o maç, bu maç. Bucaspor, Buca Arena’da etkili bir takım. İçeride yalnızca Bursaspor’a mağlup oldular ve o karşılaşmada da oyunu değiştirebilecek fırsatlar yakalamışlardı. Sivasspor kötü bir deplasman takımı. Savunma konusunda pek becerikli değiller. Bucaspor kazanırsa Sivasspor’un üstüne çıkacak. Sivasspor muhtemelen beraberlik için sahaya çıkacak. Taraf tercihi yapması çok zor bir karşılaşma. Gol sayısı olarak da 2 tercihim var: biri alt, diğeri 2-3 gol. Sivasspor’un oyunu mümkün olduğunca soğutma gayreti içerisinde olacağından yola çıkarak alta biraz daha yakınım. Tahminim alt.

BURSASPOR – MKE ANKARAGÜCÜ

Bursaspor – Sakatlar: Ozan İpek, Ivan Ergiç / Cezalılar: -

Ankaragücü – Sakatlar: Metin Akan, Jaroslav Cerny, Stanislav Sestak, Muhammed Türkmen, İshak Doğan, Güven Varol / Cezalılar: Uğur Uçar

Bursaspor iki haftadır yaptığı kayıplarla şampiyonluk yarışından ciddi anlamda koptu. Bundan sonra ulaşabilecekleri maksimum hedefi, Şampiyonlar Ligi elemesi olarak görüyorum. Ki bu da son derece büyük bir başarı olarak değerlendirilmelidir. Rakip Ankaragücü, Bursaspor’un aksine iki haftadır kazanıyor. Futbollarını fazla beğenmesem de gerçek bu. Ankaragücü karşısında Bursaspor’un statik futboluna döneceğini düşünüyorum. Sestak’ın yokluğunda Ankaragücü’ne hızlı atak şansı vermeyeceklerdir ama Roman Bednar’a dikkat etmek gerekiyor. Bednar tehlikesine karşı maça Ömer Erdoğan’la başlanmalı. Ankaragücü gol atabilir mi, atamaz mı; bu soruya cevap vermek zor. Ben maksimum 1 gol atacakları düşüncesindeyim. Bursaspor’sa 2 golden fazlasını atamayacaktır. Bursaspor’un kazanacağını düşünüyorum. Diğer tahminim 2-3 gol.

8. Hafta Rijkaard; 25. Hafta Schuster

25. haftadan kalan Bernd Schuster oldu. Beşiktaş’ta başarısız olan Alman, doğru olanı yaptı ve istifasını verdi. Schuster dışında Konyaspor ve Kasımpaşa son iki sıraya demir atarak haftanın kalanları oldu. Ligin geneline baktığımızda Eskişehirspor’un 6. basamağa oturması ve Sivasspor ile Bucaspor’un kazanması “sıradan” geçen haftanın renkleriydi.

Manisaspor-Beşiktaş maçı o kadar sıkıcıydı ki oyunun yarısından fazlasında uyudum. Ligin kötü iç saha takımı Manisaspor, geçen haftaki eksiklerinin dönmesine rağmen etkisiz bir futbol oynadı. Geçen haftanın yıldızı Ahmet İlhan yerini “esas” sahibine bırakmıştı. Hikmet Karaman gibi bir teknik adamdan bir hafta önce çok iyi oynamış genç futbolcusunu ödüllendirmesini beklerdim. Karşılaşmanın en ilgi çekici noktası 1992 doğumlu Tevfik Doğukan Pala’nın 11′de sahaya çıkmasıydı. İbrahim Üzülmez’in malum olaylar yaşadığı, İsmail’in sakatlık geçirdiği şu dönemde Doğukan, büyük bir fırsat yakaladı. Bu şansı doğru kullanırsa Beşiktaş kariyerini sürdürebilir ya da Trabzonsporlu Ferhat ve Ankaragücülü Uğur misali Anadolu takımlarında SSL kariyeri sürebilir. Fakat daha şimdiden büyük ümitler beslemenin ve futbolcu üstünde stres yaratmanın anlamı yok.

Bursaspor şampiyonluk yarışında yavaş yavaş eriyor. Kardemir Karabükspor karşısında maça oldukça hızlı başlamışlardı. Çok da erken bir golle öne geçtiler. Şeklen her şey Bursaspor için uygundu ama önünü alamadıkları savunma zaafları İlhan Parlak’ın golü olarak geri döndü. Doğrusunu isterseniz, Bursaspor’un maçı çevireceğini düşünüyordum. Fakat ikinci devre, ilk yarının çok uzağındaydı. Neredeyse pozisyonsuz bir ikinci 45 dakika oynandı. Sonuç olarak Bursaspor çok önemli 2 puan kaybederek şampiyonluk yarışından -bana göre- koptu. Bursaspor’da irdelenmesi gereken şeyler var. Kulüpte ilginç gelişmeler yaşanıyor. Bina basılıyor, evraklara el konuluyor. İlerleyen haftalarda bir yönetim değişikliği görebiliriz. Sanki bir şeyler hazırlanıyor. Karabükspor, Emenike’sizliği mümkün olan en az zaiyatla atlattı. Nijeyalı’nın oynamadığı ilk maçta Kasımpaşa’ya yenilmişlerdi ama arkasından gelen 4 maçta 8 puan aldılar. Bu da Yücel İldiz’in önemini ve başarısını gösteriyor.

Eskişehirspor çıkışa devam dedi ve İBB deplasmanından 0-2′yle ayrıldı. Eskişehirspor, Bülent Uygun göreve geldikten sonra büyük bir ivme yakaladı. Bucaspor’la yaşadıkları her ne kadar hoş olmasa da 7. haftada 3 puanla devraldığı takıma 18 haftada 35 puan kazandırması gerçekleştirilmesi söylemesi kadar kolay olmayan bir başarı. Gelelim maça. Beklediğim oyun sahada yoktu. İBB anlaşılması zor bir performans sergiledi. Sahalara yeniden dönen Holosko, cismen sahadaydı ama bahsedilmeye değecek bir tesiri yoktu. Eskişehirspor da oyunu alıp götürmedi fakat daha akıllıydı. Burhan’ın enfes golü İBB’nin titrek fişini çekti. Bana kalırsa haftanın en güzel golüydü. Sezer’in penaltısı maçı orada bitirdi. İkinci yarıda İBB saldırmaya çalışsa da etkisizdi. Eskişehirspor farkı arttıracak pozisyonlar yakaladı, değerlendiremedi. Es Es’in ilk amacı ilk 6′ya yerleşip ekstra gelir elde etmek. Diğer hedefi dördüncülüğü alıp Avrupa vizesini cebe atmak. İkisi de olabilirliği yüksek şeyler. Eskişehirspor’dan asıl beklentim gelecek sezon için. Yönetimsel bir problem yaşanmazsa bu takım Sivasspor’un bir zamanlar yaptığını yapar ve şampiyonluğa oynar.

Artık ligde şampiyonluğa oynayan iki takım var. Biri Trabzonspor, diğeri Fenerbahçe. Bu ikiliyi tartıya çıkarttığımda Fenerbahçe futbol anlamında bir hayli ağır basıyor. Aslına bakarsanız ilk 17 maçta durum tam tersiydi. Ne olduysa devre arasında oldu. Psikolojik oyunlara karşı koyamayan Trabzonspor yönetimi, teknik heyet ve futbolcularını koruyamadı. Futbolcular gün geçtikçe gerginleşmeye başladı ve sonuç olarak iç sahada maç kazanamayan bir takım ortaya çıktı. Bu saatten sonra gerginliğin bitmesi, futbolcuların ilk devredeki rahatlığına dönmesi çok zor. Eğer iki takım arasındaki rekabet böyle sürerse Trabzonspor’a bolca şans gerekecek. Çünkü düşüş kolay kolay durdurulamayacağa benziyor. Bunların üstüne bir de Onur’un sakatlığı eklendi. Burak Yılmaz’la birlikte takımın en formda oyuncusu olan Onur sezonu kapatarak yerini Tolga’ya bıraktı. Tolga deneyimli bir kaleci. Açıkçası şampiyonluk yarışını kalecilerin belirleyeceğini zannetmiyorum. Tolga da bir şekilde görevini yapacaktır. Kasımpaşa, yarıştığı 4′lü grubun zirvesinde yer alan Sivasspor ve Bucaspor galip gelip kendisi kaybedince zaten az olan şansını iyice dibe vurdurdu. Geçen hafta yeniden iddialı konuma gelebilmeleri için üst üste 2 kez kazanmaları gerek demiştim. Bu hafta 2′yi 3 yapıyorum. Gelelim maça. Trabzonspor kötü oynayarak kazandı. Kasımpaşa’nın tek eksiği goldü. Hakemler maça yine damga vurdu. Aslında Trabzonspor için yazdığım kötü şeyler, Kasımpaşa karşısında varlığını bir bir gösterdi. Lig sonuncusu şampiyonluk yarışı veren rakibine hem de kendi sahasında ecel terleri döktürdü. Yazdığım gibi kalan 9 haftada Trabzonspor’a ya şans ya da ciddi bir silkinme gerekiyor.

Haftanın en kötü maçı Manisaspor-Beşiktaş maçı mıydı yoksa MP Antalyaspor-Gençlerbirliği maçı mı kararsız kaldım. Bol gol beklediğim maçta, MP Antalyaspor’un ilk yarıdaki cılız atakları dışında adeta pozisyon yoktu. Üstelik iki takım da açık oynamaya çalışıyordu. TFF maçtan önce iki takıma gitse ve 0-0′a bağlayalım, olur mu dese ancak böyle bir karşılaşma oynanırdı. Bu puan, iki takım için de değeri olmayan bir puan. Kazanan taraf kendini 30 üstüne taşıyacaktı ki 30 üstü demek, küme düşme hattıyla aradaki kapıyı tamamen kapatmak demekti. MP Antalyaspor ile Gençlerbirliği bir şekilde kümede kalır hatta ciddi anlamda düşme korkusu bile yaşamaz ama bu futbol iki takıma da yakışmadı.

İnanması güç bir karşılaşma sonunda Ankaragücü, Galatasaray‘ı 3-2 yendi. Böyle bir mağlubiyet ancak böylesi trajik bir sezonda yaşanabilirdi. Ankaragücü kazandı ama çok da iyi oynamadı. Mesut Bakkal 2′de 2′yle gidiyor. Takıma kattığı şeyler muhakkak vardır ama son 2 haftada ligin en kötü takımlarıyla oynadıklarını unutmamak gerek. Maçın kahramanı Slovak forvet Sestak’dı. Almanya’dan kiralanan oyuncuyu gelecek sezon takımda tutmak kolay olmayacak. Gerçi Vittek için de hemen hemen aynı şeyleri söylemiştik. Vittek’in bonservisi pek hayır getirmedi, orası başka!

Galatasaray’daki çöküş “tez konusu” olabilecek bir durum. Kötü gidişin nedenlerini UEFA Kupası zaferinden başlayarak bulabiliriz. Yaklaşık 10 senedir rüzgar ne taraftan eserse o tarafa doğru yönetilen Galatasaray’da tekerlek artık patladı. UEFA zaferinden sonra yalnız Lucescu döneminde dengeli bir yönetim yapısı olduğu söylenebilir. O dönem dışında günlük başarılar Galatasaray’ın geleceğini belirledi. İcraatları çok beğenilen Haldun Üstünel’in futbolu yönettiği dönem bile buram buram popülizm kokuyordu. Arda kaptanlığa ne zaman getirildi?.. Adnan Sezgin yanlış zincirinin önemli bir halkası oldu sadece. Galatasaray gelecek sezon her şeye sıfırdan başlayacak. Sağlıklı bir temel için Hagi de Adnan Polat yönetimi de ufaktan ufaktan yol almalı. Bu değişiklikler, özellikle yönetim kurulu değişikliği mayıs, haziran ayına bırakılırsa Galatasaray gelecek sezonu da çöpe atar, benden söylemesi.

Bucaspor, Gaziantepspor‘u yenerek hayati bir galibiyet aldı. İkinci devrenin Fenerbahçe’yle birlikte en formda takımı G. Antep de böylece ikinci 17′deki ilk mağlubiyetiyle tanıştı. Buca’dan başlayalım. Bucaspor ligimizin yerel tat veren tek takımı. Bank Asya’da, TFF 2. ligde, TFF 3. ligde alışık olduğumuz tribün görüntüleri Buca Arena’da da sahneleniyor. İşte bu sıcak ortam, deplasmana gelen takımları oldukça zorluyor. Eskiden yani stadlarımız Avrupa takımları için ciddi bir deplasman konumundayken aynı havayı İnönü, Saraçoğlu, Ali Sami Yen, Avni Aker’de de yakalardık. Ne zaman ki takımlarımızın burnu büyüdü, stadyumlardan o sıcak hava silindi gitti, Avrupa takımları cennet kıvamında Türkiye deplasmanları yapmaya başladı. Keşke o ortam yeniden oluşabilse.

Bucaspor için her zaman söylediğimi bir kez daha söyleyeceğim. Bu takım eli ayağı düzgün futbol oynuyor. Sahada ne yaptığını bilen futbolcular var ama bu çoğu zaman, özellikle deplasmanlarda işe yaramıyor. Bucaspor’un ligde kalması için içeride oynayacağı 5 maçtan minimum 12 puan alması gerek. Aslına bakarsanız, 12 puan da işlerini görmeyebilir. İçerideki 5 maç sırasıyla Sivasspor, Karabükspor, Fenerbahçe, Trabzonspor ve Kayserispor’la. Fenerbahçe ve Trabzonspor’u görünce 12 puan hayale dönüşüyor. Bu yüzden dışarıda oynayacakları 4 maçtan yani İBB, Ankaragücü, MP Antalyaspor ve Manisaspor’dan 3 ile 6 arasında puan çıkartmaları şart. Gaziantepspor 4.lük için önemli bir fırsat tepti. Penaltıları verilmedi doğru ama bariz bir düşüş göze çarpıyordu. Toparlandıkları takdirde 4.lük şanslarını Kayserispor’dan daha yüksek görüyorum. 26. haftadaki İBB maçı ciddi bir sınav olacak.  

Sivasspor gereğini yaptı ve kazandı. Bir şekilde toparlanacaklarını uzun süredir söylüyordum ve nihayet toparlandılar. Son 3 haftada 6 puan topladılar. Onların problemi de Bucaspor’a benzer. Son deplasman puanını 15. haftada Ankaragücü’nden almışlar. Bu hafta Buca Arena’da kaderlerini çizecek bir maça çıkacaklar. En azından 1 puan almak mecburiyetindeler. Maça dönersek keyifsiz bir maçtı. Sivasspor, golü erken bulunca hücum hattını fazla zorlamadı. Kayserispor‘a oynayacak alan bıraktı. Kayserispor’sa tipik sezon sonu düşüşünü yaşıyor. Alternatifi az kadroda böyle şeyler yaşanması doğal. Amrabat ve Ziani’yle savunmayı delmeye uğraşsalar da başarılı olamadıkları skorborddan belli. Ne kadar doğru bilmiyorum ama Amisulashvili’nin ardından Zalayeta’nın da ayrılacağı konuşuluyor. Süleyman Hurma yıldız yabancıları Kayseri’ye getirirken yaşamadığı zorluğu onları şehirde tutarken yaşıyor. Gelelim Kayserispor’un klasik sezon sonu düşüşüne. Kayserispor genç futbolcular ve gurbetçiler ağırlıklı bir takım olduğu için ilk 11 normal şartlarda bozulmuyor. Sakatlıklar ve diğer sebepler beli bükünce ortaya alternatifi az bir yapı çıkıyor. Bu da sezon sonu yaklaştıkça düşüşü beraberinde getiriyor. Geçen sezon da böyle olmuştu, bu sezon da oraya doğru bir gidiş var. İlerleyen haftalarda Gaziantepspor’un Kayserispor’u geçeceğini düşünüyorum. Hatta Eskişehirspor bile 4.lük yarışına katılabilir.

Haftanın son maçında Fenerbahçe, skorca zorlanmış gibi gözükse de oyun olarak fazla hırpalanmadan Konyaspor engelini aştı. Konyaspor’dan başlayalım, Yılmaz Vural çok defansif bir 11′le sahaya çıkmıştı. Öyle zannediyorum ki ilk yarıyı 0-0 tamamlayıp ikinci yarıda hücum silahlarını oyuna alacaktı. Ama 15. dakikadaki gol tüm planları bozdu. Defanstan top çıkartma kabusunun böyle bir sonla biteceği belliydi. Fenerbahçe yaptığı sağlam hücum presle Konyaspor’un titrek savunmasını yerle bir etti ve hak ettiği golü buldu. Fenerbahçe çok iyi bir ilk 45 dakika çıkardı. Emre ve Niang’la başlayan önde baskı birçok pozisyon yarattı ama Stoch çoğunu Pawelek’in üstüne vurarak harcadı. Pozisyona giren futbolcu bence iyi oynamıştır. Bu sebepten Stoch da iyi oynadı ama gerginliği yüzünden okunuyordu. Bana kalırsa Aykut Kocaman’ın Stoch değişikliği yanlıştı. Ağzı öyle söylemese de 64. dakikadaki kararı Stoch’a direkt “sana güvendim, sen de güvenimi boşa çıkarttın” mesajı verdi. Bu sezon için Stoch’dan hayır beklemek -bence- hayal.

Fenerbahçe zirve mücadelesi veren takımların en iyisi. Sebebi açık, geriden gelmesi. Yani liderlik stresini uzun müddet yaşamaması. Trabzonspor’un karşı karşıya kaldığı psikolojik savaşı Fenerbahçe yaşasa onlar da dağılabilirdi. Ama ilk yarıdaki kötü futbol bir bakıma şansları oldu. Bu hafta derbi var. Güç dengesinin bu kadar açık olduğu bir derbiyi daha önce görmemiştim. Derbinin öneminden bahsetmeye lüzum yok. Çünkü taşıdığı anlam belli. Sadece bir şey söyleyeceğim: TT Arena’dan Galatasaray galip çıkarsa Trabzonspor’un aradığı “silkinme” gerçekleşebilir.

Haftanın Oyuncusu: Stanislav Šesták (Ankaragücü)
Haftanın Teknik Direktörü: Bülent Uygun (Eskişehirspor)
Haftanın Maçı: Ankaragücü – Galatasaray
Haftanın En Zevksiz Maçı: Manisaspor – Beşiktaş / MP Antalyaspor – Gençlerbirliği

SSL’de 25. Haftanın 11′i:

 

MANİSASPOR – BEŞİKTAŞ A.Ş.

Manisaspor – Sakatlar: Aziza Makukula(Oynayabilir), Yiğit Gökoğlan(Oynayabilir), Nizamettin Çalışkan / Cezalılar: -

Beşiktaş – Sakatlar: İsmail Köybaşı, Onur Bayramoğlu, Mert Nobre / Cezalılar: Tomas Sivok

Manisaspor, Beşiktaş’ın 1 puan gerisinde. Sezona 4′te 0′la başlayan bir takım için muazzam bir durum. İkinci devreye 17′de 17 ümidiyle başlayan Beşiktaş içinse olsa olsa büyük bir şok! Manisaspor geçen hafta Trabzonspor’a karşı süper oynayan Kayserispor’u durdurmayı başardı. Belki çok iyi oynamadılar ama bir biçimde Ziani, Amrabat, Kujoviç gibi silahlar durdurulup 1-2′lik galibiyet alınabildi. Öncelikle gollü bir maç beklediğimi söylemeliyim. Bu maçı kazanacak takım minimum 2 gol atmak mecburiyetinde. Manisaspor üç aşağı beş yukarı klasik futbolunu oynayıp Beşiktaş’a karşı en az 1 gol bulacaktır. Önemli olan Beşiktaş’ın yapacakları. Açıkçası son haftalardaki Beşiktaş, Manisa deplasmanı için fazla ümit vermiyor. Çok kaliteli futbolculara rağmen hücumda vasat altı bir Anadolu takımı kadar ancak etkili olabiliyorlar. Sonuç olarak gollü bir maç ve Manisaspor galibiyeti bekliyorum. Tahminim üst. 

KARDEMİR D.Ç. KARABÜKSPOR – BURSASPOR

Karabükspor – Sakatlar: Emmanuel Emenike, Tozo, Hocine Ragued, Muhammet Hanifi / Cezalılar: Hakan Özmert

Bursaspor – Sakatlar: Vederson / Cezalılar: – *Sercan Yıldırım kadroya alınmadı

Karabükspor’daki eksiklere yeni transfer, ön libero Hocine Ragued de eklendi. Son haftalarda ciddi süreler alan futbolcunun eksikliğinde orta alan sertliği zayıflayacaktır. Orta sahadaki bir diğer eksik Hakan Özmert. Cernat’ın yokluğunda ofansif yükü omuzlarına alan Özmert, değerli bir futbolcu. Hele Emenike’nin oynamadığı, Cernat’ın formunu bulamadığı şu haftalarda. Bursaspor’un tek eksiği Vederson. Sercan, bu hafta da kadroya dahil edilmedi. Bursaspor geçtiğimiz hafta hayati bir 2 puan bıraktı. Bu hafta da kayıp yaşanırsa şampiyonluk ümitleri “kaf dağı”nın ardına gider. Tipik bir Bursaspor galibiyeti yaşayacağımızı düşünüyorum hatta fazla iddialı olmamakla birlikte 0-2′lik skor tahmini yapabilirim. Bursaspor’un kazanacağına inansam da 2-3 gol daha mantıklıymış gibi görünüyor. Tahminim 2-3 gol.

BÜYÜKŞEHİR BLD.SPOR – ESKİŞEHİRSPOR

İBB – Sakatlar: Barbosa, Marcus Vinicius, Filip Holosko / Cezalılar: Metin Depe

Eskişehirspor – Sakatlar: Rodrigo Tello / Cezalılar: -

Ligde 6. sıraya verilen ekstra ödül, 6 takımı peşine taktı. Beşiktaş, Eskişehirspor, Manisaspor, İBB, Karabükspor ve Galatasaray en azından 6. olup performans ödülünü kapma peşinde. Beşiktaş ve Galatasaray’ı bir kenara ayırırsak bu ödülü en çok isteyenler Eskişehirspor ve İBB. Bu maç için 6. sıra derbisi diyebiliriz. Sezonun ilk yarısında Eskişehirspor, Bülent Uygun’un ilk maçı olan karşılaşmada rakibini 1-0 mağlup etmeyi bilmişti. Bu defa kazanan 6.lık yolunda büyük bir adım atmış olacak. Tahmini zor bir karşılaşma. Ne söylenirse, ne yazılırsa gerçekleşme ihtimali var. Ben, orta saha mücadelesi şeklinde geçecek bir maç bekliyorum. İki takım da kaybetmemeyi daha fazla önemseyecektir. Emin olmamakla birlikte altı muhtemel görüyorum. Tahminim alt.

TRABZONSPOR A.Ş. – KASIMPAŞA

Trabzonspor – Sakatlar: Engin Baytar / Cezalılar: Serkan Balcı, Burak Yılmaz, Şenol Güneş(Hak mahrumiyeti) *Trabzonspor’un cezası nedeniyle maç İzmit İsmetpaşa Stadyumu’nda oynanacak

Kasımpaşa – Sakatlar: Ersen Martin, Merthan Açıl, Özgür Öçal, Tolga Özen, Ertaç Özbir / Cezalılar: Murat Şahin

Trabzonspor psikolojik harp içerisinde. Bu işin tecrübeli takımlarından Fenerbahçe’ye rakip olması şanssızlıkları ve yaptıkları acele hareketlerle hata üstüne hata yapıyorlar. Beşiktaş derbisinden puan kaybederek ayrılsalar baskı daha da büyüyecekti. Trabzonspor’un cezası nedeniyle maç İzmit İsmetpaşa Stadyumu’nda oynayacak. Ceza mı, ödül mü bilemedim hani! Öyle sanıyorum ki stadyum tıklım tıklım dolu olacak. Kasımpaşa’nın işi zor fakat iyi mücadele ediyorlar. İlk yarıdaki çöküşün acısını çekiyorlar bir bakıma. Ama ligde kalma ihtimalleri yok denecek kadar az. Trabzonspor, Trabzon’daki maçlarda büyük sıkıntı çekiyor ama aynı sıkıntıyı -bir bakıma- ev sahibi konumunda olduğu Olimpiyat Stadyumu karşılaşmalarında yaşamıyor. Bu maçta da yaşayacaklarını sanmıyorum. Tahminim handikaplı Trabzonspor galibiyeti.

MEDİCAL PARK ANTALYASPOR – GENÇLERBİRLİĞİ

MP Antalyaspor – Sakatlar: Tuna Üzümcü / Cezalılar: Kenan Özer

Gençlerbirliği – Sakatlar: Mununga, Emre Aygün, Ante Kulusiç, Alparslan Erdem, Emre Balak / Cezalılar: Serdar Kulbilge

13 ve 14. basamaklarda yer alan MP Antalyaspor ve Gençlerbirliği bana göre ligde kalmayı garantiledi. Fakat maçı kazanan taraf olursa o, puanını 30 bandına taşıyıp tamamen rahatlayacak. MP Antalyaspor uzun galibiyetsizlik serisine geçen hafta nokta koydu. Moraller üst seviyede ve bu maçı kazanıp stresli günleri noktalamayı düşünüyor. Gençlerbirliği, Fenerbahçe’ye karşı 25-45 arası mükemmel oynadı. Ama ikinci yarıda kondisyon bakımından adeta dip yaptı. Gençlerbirliği son haftalarda hücumda iyi işler yapan ve kolay gol bulan bir takım görüntüsünde. Mustafa Pektemek, Azofeifa, Serkan Çalık gibi hücumcular oldukça formda. Seyir zevki yüksek, güzel bir maç bekliyorum. İki takımın da gol atacağı düşüncesindeyim. MP Antalyaspor’u galibiyete biraz daha yakın görmekle birlikte tahminim üst.

MKE ANKARAGÜCÜ – GALATASARAY A.Ş.

Ankaragücü – Sakatlar: Robert Vittek(Oynayabilir), Metin Akan(Oynayabilir), Güven Varol, Jaroslav Cerny, Aydın Toscalı, Murat Duruer, İshak Doğan / Cezalılar: -

Galatasaray – Sakatlar: Sabri Sarıoğlu, Serkan Kurtuluş / Cezalılar: Milan Baros

Ligde 11 ve 12. sırada yer alan iki takım karşı karşıya. Ankaragücü Ümit Özat’lı çılgın günlerin ardından Mesut Bakkal’la biraz huzur bulmak istiyor. Bakkal, ilk haftasında Konya deplasmanından galibiyetle dönmeyi başardı. Ama Konyaspor’u yenmek bir başarı mı, tam olarak emin değilim! Galatasaray artık ne içte, ne de dışta kazanamamaya başladı. Gazı kaçmış kola gibiler. Teknik direktör Hagi derseniz, takımını kalan maçlara motive etmeye uğraşacağına disiplin dersleriyle ilgileniyor. Her şeyin olabileceği bir maç, Ankaragücü galibiyete yakın gözüküyor olsa da düşünüldüğü kadar kolay olacağını sanmıyorum. Bu maçta maksimum 3 gol olacağına eminim ama 2-3 gol mü diyeyim yoksa alt mı karar veremiyorum. Sanki alt tercihi biraz daha ağır basıyor.

BUCASPOR – GAZİANTEPSPOR

Bucaspor – Sakatlar: Koray Çölgeçen, Orhan Ak(Oynayabilir) / Cezalılar: Landry Mulemo, Erkan Taşkıran

Gaziantepspor – Sakatlar: Yalçın Ayhan, Serdar Kurtuluş / Cezalılar: – *Orhan Gülle, Muhammet Demir U19 Milli Takımı’nda

Bucaspor’un Buca Arena üstünlüğünü Bursaspor kırdı. Gaziantepspor’sa ikinci devrenin başından bu yana sadece 2 puan kaybetti. O da kendi sahasında Gençlerbirliği’ne karşı. Bucaspor adamakıllı bir futbol oynasa da tecrübesizlikten hak ettiği puanları alamıyor. İç saha maçları Bucaspor için kurtuluş yolu. Buca Arena’daki maçlara ayrı bir dikkatle hazırlandıkları açık. Tek ümitleri buradan toplayacakları puanlar. Gaziantepspor ikinci devrenin en iyi takımlarından. 4.lük yarışında Kayserispor’u yakaladılar ve geçeceğe benziyorlar. Bucaspor’un Gaziantepspor karşısında iyi oynayacağına ve pozisyonlar bulacağına eminim ama gole ulaşabilecekler mi problem o. Gaziantepspor çok formda, maçın da açık favorisi. Ama tereddütlerim var. Bu yüzden tahminim 2-3 gol.

SİVASSPOR – KAYSERİSPOR

Sivasspor – Sakatlar: Abdurrahman Dereli / Cezalılar: -

Kayserispor – Sakatlar: Franco Cangele, Jonathan Santana, Eren Güngör / Cezalılar: Serdar Kesimal

Sivasspor-Kayserispor maçları geçmişten bugüne büyük rekabete sahne olur. Orta Anadolu derbisinin tarihinde hoş olmayan şeyler bulunsa da son seneler hayli keyifli maçlara sahne oluyor. Bülent Uygun döneminde Sivasspor’un büyük üstünlüğü olan derbilerin son iki sezondaki iyisi Kayserispor. Sivasspor iyi oyunculara sahip, vasat bir takım. Formda olursa süper maçlar çıkartabilirler ama aksi durumda yandı gülüm keten helva. Kayserispor, kimi zaman mükemmel futbol oynasa da akabinde berbat performanslar sergileyebiliyor. Derbi öncesinde Sivasspor’un eksiği yok. Abdurrahman zaten uzun zamandır oynamıyordu. Kayserispor’daki en ciddi eksik Serdar Kesimal. Amisulashvili’nin ayrılışından sonra savunmanın sigortası görevi daha da pekişen Serdar’ın yokluğunda tandem oldukça sıkıntı çekecektir. Seyir zevki yüksek, çekişmeli bir maç bekliyorum. Sivasspor’un galibiyete ihtiyacı var. Kayserispor’u zaten biliyoruz. Sivasspor’u galibiyete biraz daha yakın görüyorum. Tahminimse üst.

FENERBAHÇE – KONYASPOR

Fenerbahçe – Sakatlar: Selçuk Şahin, Gökhan Gönül(Oynayabilir) / Cezalılar: Lugano, Andre Santos

Konyaspor – Sakatlar: Mehmet Batdal / Cezalılar: – *Barbaros Barut kadro dışı bırakıldı

Haftanın son maçında liderle ligin en kötü futbolunu oynayan takım karşılaşacak. Fenerbahçe ikinci yarıya çok iyi başladı. Kasımpaşa ile Gençlerbirliği maçının ilk devresinde ciddi anlamda zorlanmış olsalar da iyi oynadıklarını söylemek gerek. Konyaspor tek kelimeyle felaket. Takımda güvenin “g”si yok. Yılmaz Vural da akan kanı durdurmaya çare olmadı. Son olarak hafta içi Barbaros Barut kadro dışı bırakıldı, kaptan değiştirildi ve tüm futbolculara para cezası kesildi. Yani bir takımı motive etmesi beklenen her şey yapıldı. Kolay bir maçmış gibi gözükse de Konyaspor’un rakibini ciddi anlamda zorlayacağını düşünüyorum. Hatta gol atma ihtimalleri epey fazla. Fenerbahçe savunmasındaki eksikler takım kimyasını bozacaktır. Yine hareketli futbol ve gollü bir maç bekliyorum. Tahminim üst.